 |
Safra kesesi
karaciğerin altındaki özel yerinde yerleşmiştir. Karaciğer tarafından üretilen
sarı-yeşil renkli safrayı safra kesesi depolar. Yemekten sonra safra kesesi,
safrayı on iki parmak barsağına salgılayarak yağların sindirimine yardımcı
olur. |
|
Karaciğer
ve Safra Kesesinin anatomik konumu |
Safra Kesesi Taşları Niçin Oluşur?
Safra taşı oluşumunda
rol alan elementler; kalsiyum, kolesterol ve safra pigmentleridir. Safra taşları; safra kesesi içinde oluşan kolesterol
kristalleri ve pigment materyallerinin yapışarak kümeler oluşturmuş
halleridir. Diğer içerikler ise, demir, fosfor, karbonatlar, proteinler, karbonhidratlar
ve hücresel atıklardır. Batı ülkelerinde bu taşlar sıklıkla bu üç elementten
oluşmakla beraber %71’lik kısmını kolesterol oluşturur. Kalsiyum bilirubinat
taşları genelde Asya’da sık olmakla birlikte sıklığı tüm safra taşlarında
%30-40 kadardır. Safra taşları bazen ultrasonografik olarak çamur şeklinde,
içersinde çok sayıda milimetrik boyutlarda taş içeren bir yapıda da olabilir.

Safra
kesesi içersindeki taşların görünümü
Kimlerde Safra Taşı Sık Olarak Görülür?
Genellikle 4 F kuralı vardır ( Fatty, Fourty,
Female, Fair ). Sarışın (kumral) tenli, 40 yaşını geçmiş, kilolu,
çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Otopsi çalışmalarında safra kesesi
taşı sıklığının % 65 olduğu saptanmıştır. Klinik çalışmalarda ise her on
kişiden birinde safra kesesi taşı saptanmıştır.
Safra Taşlarının Belirtileri Nelerdir?
Asemptomatik safra taşları (= Sessiz safra taşı adı verilir): Hiç bir belirti vermeyen taşlardır. Yaklaşık
safra taşlarının % 60-80'nini oluşturur. Bu gruptaki hastaların her yıl %2-5
kadarı semptom verir hale gelmektedir.
Biliyer Kolik: Safra kesesi taşı olupta hastalarda şikayete
neden olan gruptur. Bu grup tüm semptomatik hastaların % 70-80’ini oluşturur. Belirtileri
arasında ; özellikle ağır ve yağlı bir yemekten sonra oluşan şiddetli karın
ağrısı, bulantı-kusma yer alır. Bu ağrı karnın sağ üst tarafını tutar ve altı
saate kadar süresi uzayabilir.
Akut Kolesistit: Safra
kesesinin çıkış yolununun taşı ile tıkanması sonrasında safra kesesinin
iltihaplanması olayıdır. Belirtileri; sağ üst karında ağrı, bulantı, kusma,
ateş, genel durum kötülüğüdür. Buradaki ağrı çok şiddetlidir ve alti saatten
uzun sürmüştür.
Kronik Kolesistit:
Bu hastalarda safra kesesinde taş vardır ve hasta biliyer kolik veya akut
kolesistit atakları geçirmiştir. Bu hastaların %15’inde safra yollarında da taş
görülmektedir.
 |
|
174
Adet Safra Taşı |
Tedavi
Sessiz taşlara genellikle tedavi gerekmez. Belirtiler görülen, iltihaplanma
yapmış, özellikle sarılık meydana getirmiş safra kesesi taşları mutlaka
alınmalıdır.
Başlıca üç yöntem vardır:
1-Açık safra kesesi ameliyatı :
Karında sağ üst tarafta bir kesi yaparak safra kesesinin
çıkarılması işlemidir. Hastanede 3-5 gün kalmayı gerektirebilir.
2-Laparoskopik ( Kapalı ) Kolesistektomi:
Laparoskop denilen bir cihazla karında küçük delikler
açılarak safra kesesinin alınmasıdır. Karın kasları çok kesilmediğinden
iyileşme süresi daha kısadır. Kapalı ameliyatlarda %5 oranında açık cerrahiye
dönme zorunluluğu görülebilmektedir. Halen dünya tıbbında safra kesesi
ameliyatları için altın standart yöntem kabul edilmektedir.
3-Diğer tedavi yöntemleri:
Taş eritme tedavisi: 6 ay-1 yıl tedavi sürer. Taş oluşumunun tekrarlama şansı yüksektir.
Bazı ciddi yan etkileri olduğundan halen
pek sık kullanılmaktadır.
ESWL ( Taş Kırma Tedavisi) : Ultra ses dalgası (ultrasonik) kullanılarak taşların
parçalanmasına dayanır. Çok sık kullanılmaz. Birlikte safra taşı çözme tedaviside
verilir. Bu yöntemde bazı ciddi yan
etkileri olduğundan Türkiye’de pek sıklıkla kullanılmamaktadır.
Korunma
Şişmanlık risk faktörüdür. Kişiler ideal kilolarına getirmelidir.
Sakıncalı gıdaların alınması safra kesesinin aşırı kasılmasına ve buna bağlı
olarak ağrılara neden olacaktır. Yağların tamamen beslenmeden çıkarılmasının
yarardan ziyade zararı vardır. Bu nedenle yağlı gıda tüketimi en aza
indirilmeli ancak tamamen sıfırlanmamalıdır. Sıvı yağlar katı yağlara tercih
edilmelidir. Kuru yemişler, kuru fasulye, bezelye ve mercimeğin sindirimi güç
olduğundan bunlarla azar azar beslenme önerilir. Yemek aralarının uzun olması
safra kesesinde şişmeye ve ağrıya neden olacağı düşünüldüğünden sık sık azar
azar beslenme önerilmektedir.