|
Safra kesesi ve safra yollarının normal
kabul edilen anatomik görünüşü %70 civarında saptanmaktadır. Geri kalan % 30
hastada, bu organların yer ve şekil değişiklikleri söz konusudur. Bu nedenle
her safra kesesi operasyonu aynı
operatif risklere sahip değildir.
Halen tüm dünyada safra kesesi
operasyonu için önerilen ve altın standart olarak kabul edilen yöntem;
Laparoskopik Cerrahidir.
Laparokopinin açık cerrahiye bir
takım üstünlükleri bulunmaktadır. Bu nedenlerle dünyada tercih edilen yöntem
olarak görülmektedir. Bu üstünlükler;
-
Yara yerlerinin çok daha kozmetik görüntü vermesi,
-
Operasyon sonrası daha az ağrı duyulması,
-
Operasyon sonrası daha kolay hareket edilebilmesi,
-
Daha erken günlük yaşama dönme olanağı,
-
Hastanede kalış süresinin daha az olması,
-
Ameliyat sonrası uzun dönemde oluşabilen barsak
tıkanma riskinin çok daha az olması,
-
Laparoskopik olarak karın içi değerlendirilebilir.
Ancak Laparoskopik Cerrahinin
olumsuz yanları da bulunmaktadır. Bunlar;
-
Belli bir teknik tecrübe gerektirmesi,
-
Ameliyathanede donanımlı cihaz ve alet bulunmalıdır,
-
Açık cerrahiye dönme olasılığı vardır. Bu oran,
standart operasyonlar için %15-17 arasındayken Akut Kolesistit adını verdiğimiz safra
kesesi iltihaplarında daha yüksektir.
-
Safra kesesinin delinmesi ve bunun sonucunda safra
taşıyla beraber safranın operasyon sahasına akma olasılığı açık cerrahiye
göre bir miktar daha fazladır. Bu oran laparoskopide %18 civarındadır.
Yine akut kolesistit durumlarında bu oran daha fazladır.
-
Safra yollarında yaralanma oluşma ihtimali açık
cerrahide %0,16 iken laparoskopik cerrahide ise %0,49-1,3 arasındadır.
Akut kolesistit durumlarında bu oran daha fazladır.
|